Bir ülkeye yaşamak için mi, yoksa gezmek için mi gitmek zor?

Angola’nın başşehri Luanda’da eşimle birlikte kendimize yepyeni bir yaşam kurmak üzere, bir bilinmeyene doğru el ele yola çıktığımız 2006 yazındaki hislerimi Chuck Palahniuk’un; “Hiç kapıldın mı o hisse. Gitmek istersin hani, ama aynı zamanda da kalmak gelir içinden" sözleri çok güzel ifade ediyor.

Sevdiklerimi geride bırakıyor olmak, sık sık göremeyecek olmaktan dolayı derin üzüntü duyduğumu, öte yandan da tekrardan görüştüğümüzde yakalayacağımız o kısıtlı zamanın kıymetini daha iyi bileceğimizi, nicelik değil, niteliğin önemli olduğunu düşünüp avunduğumu çok net hatırlıyorum. Afrika’da yaşadığımız yaklaşık 10 sene ve buna ilaveten Dubai’de geçirdiğimiz 2 seneyi göz önünde bulundurduğumda bu düşüncemin hiç de avuntu olmadığını anladım. Bu sürede gerek Türkiye’de, gerek Fransa’da ve Dubai’de, gerekse Afrika’nın farklı köşelerinde arkadaşlarımla ve ailemle ömür boyu yüzümüzde tebessümle hatırlayacağımız güzel anılar biriktirdik. Türkiye’den ayrılırken ki duygu ve düşüncelerimi gezi/anı türündeki ilk kitabım Yaşamımdan Süzülen Afrika’da detayıyla kaleme almıştım.

Seyahat amaçlı yola çıkmanın bir yere yerleşmek ve orada yaşamak amacıyla yola çıkmaktan çok farklı olduğu düşüncesindeyim. Seyahat esnasında tek kaygınız belki kısa süre içinde en fazla yer görmek, belki hiçbir şey düşünmeden iş yaşamının yoğunluğundan uzak dinlenmek, belki farklı dünya mutfaklarından lezzetleri tatmak ve bu eşsiz anıları fotoğraflarınızda ölümsüzleştirmektir, o kadar. Dolayısıyla yola çıkarken içiniz rahat, biliyorsunuz ki yeni yerler görüp, güzel hatıralarla yüklenip kurulu düzeninize geri döneceksiniz.

Ancak bizim tercih ettiğimiz hayat aslında maceralarla dolu, insanı heyecanlandıran, adrenalin oranı yüksek, dışarıdan bakana sihirli bir kutu izlenimi uyandıran, birçok kişinin cesaret edemediği ama imrendiği ancak içinde yaşayanın gerçekten çok güçlü duygusal bir yapıya, bir o kadar da maceraperest bir doğaya sahip olmasını gerektiren, keyifli olduğu kadar zorlukları da bünyesinde barındıran bir yaşam şeklidir.

“Deniz tehlikelidir, fırtınalar korkunçtur ama bu engeller kıyıda kalmak için yeterli değildir. Sıradanlıktan faklı olarak, korkusuz bir ruh imkânsız görünse de zaferin peşinde koşar. Demir bir irade, puslu geleceğin bilinmeyenini korkusuzca keşfetmek için en cüretli yolculuklara çıkar.”

Ferdinand Magellan

Seçim size kalmış...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

error: İçerik İndirilemez!!